1. Ayyıldız Tim forumu Hariç Hiç Bir şekilde Rütbeli Oldugunu İddaa edenlere inanmayınız..⠀ Ayyıldız Tim Adına Sizden Bilgi Belge TC Kimlik Vb Evrak İsteyenlere Asla Bilgilerinizi Vermeyiniz.

Türkiye’de Bilim

'Beyin Fırtınası' forumunda izoquantum tarafından 23 Mart 2019 tarihinde açılan konu

  1. izoquantum Guest

    • Guest
    Katılım:
    15 Eylül 2017
    Mesaj:
    78
    Alınan Beğeniler:
    199

    Özel Mesaj
    Bir söz vardır “Sanayi devrimini kaçırdık bilgi çağını kaçırmayalım” diye. Peki gerçekten bilgi çağı için Türkiye olarak çalışıyormuyuz? Nobel ödüllü iki vatandaşımız şuan Türkiye topraklarında değil. Bu gerçekten çok üzücü. Peki bu ne zamana kadar sürecek. 1957 de ilk uydu gönderildi, 1961’de ilk insan uzaya çıktı(SSCB), 1969’da insanlık aya çıktı (ABD) peki biz neden aradan en az 50 yıl geçtiği halde hala kendi uydumuzu bile kendi ülkemizden gönderemiyoruz? Bu konuyu açma nedenim Türkiye olarak bilimde ne gibi gelişmeler yapabiliriz bunun hakkında tartışmak.
     
    AydoganGotu, botcuTHT ve acikvarbegendim bunu beğendi.
  2. Turantugu Guest

    • Guest
    Katılım:
    4 Nisan 2017
    Mesaj:
    449
    Alınan Beğeniler:
    392

    Özel Mesaj
    açık olmak gerekirse türkiyede bilgili kişilere , işini severek yapanlara değer verilmiyor. Fakat yurt dışında bu kişileri alıp teknolojilerini güçlendiriyorlar , ön planda tutuyorlar.
    bence bu kişileri tutmanın yolları çok basit
    1-) uygun çalışma ortamı verilecek
    2-) her türlü malzeme ayağına kadar götürülecek
    3-) başarıları haberlerde yayınlanacak ve bundan moral alacak

    ama gel gelelim ki günümüzde bu kişilere hiç bir yardım yapılmamakta ve ülkeden soğutulmaktadır.
     
    AydoganGotu, botcuTHT ve acikvarbegendim bunu beğendi.
  3. note Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    20 Nisan 2017
    Mesaj:
    3,716
    Alınan Beğeniler:
    6,798

    Özel Mesaj
    Bu konu toplumun kanayan yarası maalesef. Hep tartıştık, konuştuk ama bir sonuca varamadık. Bazen karşınızdaki sorun, asıl çözmeniz gereken sorun olmayabilir. Bunun yerine, soruna neden olan sorunları tespit etmek gerekiyor. Evet ülkemizde bilimle uğraşanlar bu ülkede kalmak istemiyorlar. Peki neden? Cevabı açık, daha geniş imkanlar,daha rahat koşullar. Peki biz neden sağlamıyoruz bu koşulları? Çünkü gerekli değeri vermiyoruz. Neden vermiyoruz? İşte böyle böyle sorunlar birbirini takip ediyor.

    İnsanların önce birbirine güven vermesi gerekir, saygı duyması gerekir. Ve en önemlisi dürüst olması gerekir. Mesela sayfalara bakıyorum insanlar eğitim sisteminden şikayetçi oluyor, düzgün eğitim alamadıklarını söylüyor. Ama aynı insanlar, "Allah'ım ne olur okul tatil olsun" diye dua da ediyorlar. Bu nasıl çelişkidir? Herkes düzenden şikayetçi, ama kimse çözüm üretmiyor. Hatırlarsanız bir hikaye paylaşmıştım. Orada ressam insanlardan resmini eleştirmelerini istiyordu herkes fikrini söylüyordu acımasızca. Ama aynı ressam kendi hatalarını düzeltmelerini isteyince, kimse sesini çıkaramıyordu. Yani bizim burada yapmamız gereken bir başka önemli şey de, sorunları çözecek kapasiteye ulaşmak için çalışmamızdır.

    Sonuç olarak, parça neyse bütün de odur. Yani önce kendimizi geliştirelim, önemli mevkilere gelelim ve planlarımızı uygulamaya koyarak sorunları biz çözmeye çalışalım.
     
  4. izoquantum Guest

    • Guest
    Katılım:
    15 Eylül 2017
    Mesaj:
    78
    Alınan Beğeniler:
    199

    Özel Mesaj
    Amerika gibi bir ülkede bile röportaj yapsanız onlar da kendi eğitim sistemlerini kötülerler. Sorun eğitimimiz değil. Tabii şahsen bir öğrenci olduğum için yinede eğitimde hatalar var bana göre ama abartılacak kadar değil. Dediğiniz gibi sorun bu insanları hafife almamız. Ayrıca bu konuda aile eğitimi bence daha önemli bir faktör. Öğrencilerimizin neredeyse hepsinin şöyle bir hayali var “iyi bir mesleğim olsun yeter”. Mesela en basit örnek vereceksem eğer doktorluk dediğimiz kavram artık hastaya reçete verip göndermeye dönüştü. Ama batıya baktığımızda onlar hep fazlasını istiyorlar. Tamam kabul bilim insanlarımız tek tek gidiyor. ASELSAN’ın yaptığı açıklamaya göre yüzlerce mühendisimiz göç etti. Kendi fikrimce çözüm şu: çocuklara büyük hayal kurdurtmak, eğitimi sağlıklı hale getirmek ve onlara olanak sağlamak. Fatih’in dediği gibi “senin kudretinin yetiştiği yere onların hayalleri dahi yetişmesin” işte bu kıvama gelmeliyiz.
     
  5. Semtex Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    6 Kasım 2016
    Mesaj:
    1,715
    Alınan Beğeniler:
    4,059

    Özel Mesaj
    Çok güzel konu...

    Türkiye'de bilim...

    Bilimin neden gelişemediği, neden beyin göçü olduğu falan güzel güzel temel başlıklara girilmiş...

    Ama asıl altını çizmek istediğim...

    Bizde öğrenme ve merak yok...

    Satın alabildiği ve ne kadar pahalı satın alabildiği ile övünen bir millet olduğumuz sürece de düzelmez...

    En pahalı elbise...

    En pahalı araba...

    En pahalı telefon...

    En pahalı bilgisayar...

    Derdi bu olan bir ülkenin bilim üretmesi beklenemez...

    Satınabilmek demek sahip olabilmek değildir...

    Açın google dan iki tane bilişim teknoloji dergisi bakın...

    Ne anlatıyor...

    Pahalı sistemler, pahalı yazılımlar ve bunların ücretsiz alternatifleri...

    :)

    Nasıl yapılır nasıl üretilir hiç merak eden kaldı mı?

    İşte foruma bakın...

    Kodlama ile ilgili konularda uzaktan yakında ilgi alaka yok...

    Sadece yazılım tüketicisi var...

    Şu araç nasıl kullanılır bu araç nasıl kullanılır...

    Yazılımları elinden al google ı elinden al geriye ne kaldı...

    Bilim de böyle...

    Elimizdeki imkanlar yeterli...

    Çok şeye gerek yok...

    Sadece yapan üreten kazanamadı için para kazanacağı şeylere odaklanıyor...

    Bilimden para kazandırın bilim üretsinler...

    Uydu tasarlasa satın mı alacaksınız?

    Onun yerine telefon ithal etse yeter...

    I phone satışında kuyruk olur...

    Domates üretilen ülkede ithal ketçap seven adamlar varken bilim falan olmaz...

    Bu sosyokültürel bir durum...

    Bol gaz bol hava icraat yok...

    Bilimin mantığını anlamayan bilim insanı olmaz...

    Akademik çevreler dökülüyor...

    Üniversite de eğitim diye verilenler çöp haline gelmiş...

    Günlük yaşama katkısı olmayan bilim sanat gibi kenarda kalıyor...

    Üretimi bırakın üretim makinalarını dışardan almayı bıraksak çok şey çözülür...

    Ama maalesef hava atmaktan fırsat bulamıyoruz...

    İşin çok boyutu var batırılacak iğne ve çuvaldızlar var ve hepsini buraya yazsam sığdıramam...

    Sporu sever misin diye sorulunca koşmayan ama futbol izlerim diyen milletin....

    Bilimden ne anladığını ve ne beklediğini hayal bile etmek istemiyorum...
     
    • Guest
    Katılım:
    30 Eylül 2016
    Mesaj:
    1,663
    Alınan Beğeniler:
    1,751

    Özel Mesaj
    Merak yok çünkü isteyerek yapmıyoruz. Dersler zorunlu olmasa inanın daha fazla şey öğrenirdim gerek fizik olsun gerek kimya olsun gerek diğer dersler olsun keşke merak ile öğrensem
     
    AydoganGotu, botcuTHT ve acikvarbegendim bunu beğendi.
  6. izoquantum Guest

    • Guest
    Katılım:
    15 Eylül 2017
    Mesaj:
    78
    Alınan Beğeniler:
    199

    Özel Mesaj
    Sanırım bu konun en iyi özeti. Hava atmaya çalışıyoruz ama önemli bir şeyi unutuyoruz: rekabeti. Şimdi son zamanlarda ülke olarak tanklara yöneliyoruz. Kafama takılan artık 21.yy’da olduğumuz. Bu çağda cephe savaşları diye bir şey neredeyse kalmadı. Örneğin Amerika’nın herhangi bir ülkeye savaş açtığını düşünün. Amerika o ülkeye karşı yapacağı saldırıların %90’ını havadan yapacaktır. Binlerce asker veya tank göndereceğine tek tuşluk bir füze ile orayı darmadağan eder. Aziz ATATÜRK boşuna “İSTİKBAL GÖKLERDEDİR” dememiş. Bizim artık gözlerimizi gökyüzüne dikmeliyiz.(bu arada yaptığımız tankın motorunu ülke olara üretemedik başka ülkelerden temin ediliyor)

    Bu konuya engel olan birçok sebeb var. Eğitim sistemine laf atıp sosyal medya bağlısı olmamalıyız. Ya sen bi dur ne yapmalıyım kalkıp ben mi eğitim sistemini değiştireceğim deme. Eğitimin okulla sınırlı kalmasın. Mahmut hocanın dediği gibi “okul 4 duvarı duvarlarla kaplı bir yer değil, okul her yerdir.” Yapmamız gereken tek şey şu:çalışmak. Her an, her zaman, her yerde...
     
    AydoganGotu, botcuTHT ve acikvarbegendim bunu beğendi.
  7. izoquantum Guest

    • Guest
    Katılım:
    15 Eylül 2017
    Mesaj:
    78
    Alınan Beğeniler:
    199

    Özel Mesaj
    Devrem aslında her insanın en az bir şeye merakı vardır. Bu ister gitar olsun, ister resim, ister sayılar... Ne olursa olsun sadece ben merak ediyorum demekle kalmayıp kalkıp soyutu somuta dökmeliyiz.
     
    AydoganGotu, botcuTHT ve acikvarbegendim bunu beğendi.
  8. note Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    20 Nisan 2017
    Mesaj:
    3,716
    Alınan Beğeniler:
    6,798

    Özel Mesaj
    Rekabet mi yok? Herkes en iyisi bende olacak diye birbirine kin beslemiyor mu? Ben başaramadım o da başaramasın demiyor mu herkes? Rekabet var ama malesef iyi yönde değil. Kardeşi zarar ettiği için sevinçten ölen insanlar var tecrübeyle sabit.
     
  9. izoquantum Guest

    • Guest
    Katılım:
    15 Eylül 2017
    Mesaj:
    78
    Alınan Beğeniler:
    199

    Özel Mesaj
    Devrem her insan rekabet eder. Okuldaki zeki çocuğu geçmek gibi. Ama eğer bunu kendine rekabet olarak gören biri ayağa kalkıp hareket etmiyorsa maalesef biz buna rekabet demiyoruz buna hayal ve hayalci diyoruz. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz kabul. ASELSAN, TÜBİTAK vs. işlerini çok güzel yapıyorlar. Özellikle ASELSAN. Tamam kabul biz treni kaçırmış bir milletin çocuğuyuz. Ama yaklaşık aradan 100 yıl geçtiği halde neden durumu eşitleyemedik. Şimdi bu 100 yılda olacak iş değil demeyin. 6 Ağustos 1945’te ne oldu? Amerika tarafından atılan ‘little boy’ ve ‘fat man’ adlı iki atom bombası Japonya’yı dümdüz etti. 300.000 kişi anında öldü. Ve hala etkisi devam ediyor. Ayrıca Japonya dediğimiz bir sürü adadan meydana gelmiş bir ülke. Yani bu sebeple sürekli ‘şiddetli’ depremlere maruz kalıyor. Peki teknoloji diyince niye akla Japonya geliyor. Bu ülke 74 yıl içinde nasıl süper ülke oldu. Cevap çok basit: hayal kurmadılar. Rekabet ettiler, rekabet ettiler, rekabet ettiler....
     
    AydoganGotu, botcuTHT ve acikvarbegendim bunu beğendi.
  10. note Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    20 Nisan 2017
    Mesaj:
    3,716
    Alınan Beğeniler:
    6,798

    Özel Mesaj
    Tamam burada rekabetin iyi sonuçlar doğurduğuna itiraz yok. Şunu diyorum, bu işi yapacaksan önce insan faktörünü değerlendireceksin. E bizim milletimizin çoğunluğunu anlatmaya gerek yok. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın modunda olan insanları düzeltmezsen, fırsatını bulduğu anda tekmeyi vurur sana. Önce dürüst insan yetiştireceksin. Dünyada birbirine en az güvenen ülkelerden birisi Türkiye. araştırıp görebilirsiniz.
     
  11. note Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    20 Nisan 2017
    Mesaj:
    3,716
    Alınan Beğeniler:
    6,798

    Özel Mesaj
    Tamam yanlış anlaşılmasın elbette iyimser olmak istiyorum. Ama eminim bir çok kişi benimle aynı fikri paylaşıyordur. Hepimizi öyle ayırdılar ki birbirimizden kendi kardeşimizi tanımaz olduk. Sonra rekabet denilen kavramın içini boşalttık.
     
  12. izoquantum Guest

    • Guest
    Katılım:
    15 Eylül 2017
    Mesaj:
    78
    Alınan Beğeniler:
    199

    Özel Mesaj
    Evet bu konunun sonuç olarak bir çok noktanın birleştirilmesiyle türediğini görebiliyoruz. Ta ki ilk mesajda da belirttiğim gibi en önemli eğitim ailenin vereceği eğitimdir. Okul sana 2+2=4’ü öğretir. Ama aile ise senin temelini oluşturur. Sonuç olarak aile temeli iyi atarsa ortada ne bir bölünme ne de her hangi bir çatışma görülür. Her şeyin odak noktası:aile.
     
    AydoganGotu, botcuTHT ve acikvarbegendim bunu beğendi.
  13. Vecihi_33 Guest

    • Guest
    Katılım:
    19 Kasım 2017
    Mesaj:
    62
    Alınan Beğeniler:
    66

    Özel Mesaj
    Şu yazılanların birçoğunu destekliyorum güzel fikirler var, kimisine ters gelir kimisine doğru, sonuçta fikir, beyin fırtınası bölümüne açılmış farklı düşünceler olabilir, note bilmiyorum ama kalbime bazen doğuyor, siz ilerde güzel yerlerde, Türkiye'ye hizmet eden güzel insanlar olacaksınız gibime geliyor, şu forumda sen, dragov, semtex ilgimi çeken kişiler, bilgilerinizden dolayı değil, evet birşeyler biliyorsunuz buna kabulüm, dikkatimi çeken noktalarınız bende kalsın... İnşaAllah hayallerinizi gerçekleştirirsiniz... Dürüst insan meselesine gelince, yalansız yaşamayı, bedeli ne olursa olsun dürüst olmayı seçen insan aranan kişidir, şu ahir zamanda az var, o azlar inanıyorum ki bir gün birlikte olacak ve şu içinde olduğumuz duruma restini çekip düzeltmeye çalışacak, hemde para pul gözünde olmadan... Bende belki çok iyimser davranıyorumdur, acı gerçekleri atlıyorumdur... Birşeye gerçekten inanıyorum, evet birçok kişi şu yazılanlara göre hareket etse güzel olabilir, ama az insanlada birşeyler yapılabilir, inanırsa neden olmasın ki...
     
  14. Semtex Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    6 Kasım 2016
    Mesaj:
    1,715
    Alınan Beğeniler:
    4,059

    Özel Mesaj
    Yine aynı noktaya geldik...

    Yazsam mı yazmasam mı değer mi değmez mi bilmiyorum...

    Bazan elim varmıyor artık...

    Bilim...

    Aile...

    Eğitim...

    Açık net söylüyorum...

    Anaların duasıyla Allah'a emanet yaşıyoruz...

    Geçen gün bir üs bölgesinde bir kardeşimiz, çalışırken lavaboya gittiği sırada, dronlardan birinin binanın yakınında patlaması ve içindeki parça tesiri artsın diye konulan bilyelerin henüz kalktığı yere çarpmasından kıl payı kurtuldu...

    Yine bir başkası...

    Yatakhanelerinin tepesine dronla bırakılan patlayıcının infilakından ranzanın alt katında yatmalarından ve üst kattakilerin göreve gitmesiyle hafif yaralı kurtuldu...

    Düşünün...

    Suriyede ışid yada adı her ne zıkkımsa terör örgütlerinin dronları patlayıcı ile yükleyip kullandıkları yıllardır görülüyor ama...

    Üst bölgeleri için bir tedbir alma ihtiyacı duyan olmamış...

    İşte bizim kafa bu kadar çalışıyor...

    Karıştırıcılar bir yere kadar...

    Hava savunma radarları için ise oldukça küçük ve alçaktan uçan cihazlar...

    En basitinden çatışlara patlayıcıyı tutacak bir ağ veya fence teli koymak biraz zamanlarını alacak...

    Her halde bir kaç yıldır ki tahminen 10 yılda fazla bir zamandır...

    Bu arkadaşlar yürüyen koşan robotlar yapıyor...

    Yarın ellerine tüfeği verirlerse görürüz ebemizin hörekesini diyorum ama...

    Düşman henüz üzerimize salmadığı için kafa yorma ihtiyacı duymuyoruz...

    Başımıza gelmeden asla tedbir almayız...

    Genetik demek ki...

    Bünyemize proaktif yaklaşım uymuyor...

    Kimseye suç atmaya gerek yok...

    Herkes kendisi suçlu...

    Maalesef çalıştığım her ortamda ahlaki değerlerim nedeni ile sürekli sorunlarla boğuşmak zorunda kaldım...

    Doğru söylemek, adil olmak, çalışmak vs...

    Tersini yapanların mutlu mesut hayatları varken ben iç huzurum için her türlü psikolojik çatışmayı göze aldım...

    Maalesef insanlar doğruları duymaktan hoşlanmıyor...

    Ama artık birilerini söylemesi de gerekiyor...

    Af buyrun biz bi b.k. yapamayız...

    İddia ediyorum yapamayız...

    Ne zaman bir şey ürettirmeye kalksak...

    İşi alan kadar yaparım diyen insanlar...

    İşi verince, hata hata üstüne...

    Ben onu anlamamıştım...

    Ben bunun bu kadar zor olduğunu bilmiyordum...

    İşi bilmiyordum parası için girdim gibi gerekçelerle bizi yarı yolda bıraktı...

    Basit bir ısıl işlem uygulanacak nadir bulunan malzemeyi heba eden dangalağın rahatlığından bahsetmiyorum bile...

    Ülkenin çoğu paramı alır dalgama bakarım kafasında...

    Maalesef meslek etiği, iş ahlakı falan yok...

    Aksini düşünene hemen ispatlayalım...

    Madem bu kadar ahlaklı bir ülke...

    Çevrenizdeki güvenlikli sitelere ve çelik kapılara ihtiyaç duyduğunuzu siz açıklayın...

    Öyle vatan millet sakarya laflarıyla olmuyor bu işler...

    Ben gördüm...

    Kaldırıp popişini güneydoğuya gidemeyen...

    Giderse sürgün yedim diye surat asanlarla...

    Bedelli askerlik yapmaya sıraya girip sağda solda vatan millet sakarya diyenlerden midem bulandı artık...

    Vatan için ölürüm...

    B.k. ölürsün...

    Kan bağışı yapmamış hayatında vatan için ölürüm nutku çekiyor...

    O kadar işe yaramaz hale gelmiş ki...

    Beceriksizliğini gizlemek yada bastırmak için oturduğu yerden vatan kurtarmaya çalışıyor...

    Ben hacker olcam…

    Olsan ne olacak...

    Bilgi çalsan hangi bilgi ne kıymette biliyor musun...

    Hayatın boyunca askeri bir teknolojiyi kaç kere gördün...

    Tank motoru üretemiyoruz...

    Neden?

    Çünkü üretim yapmak için gerekli tesisi kurmaktan bile aciz durumdayız...

    Kurarsan üretirsin...

    Peki üretim makinası imal eden fabrikan var mı yok...

    Peki neden?

    Hayatın boyunca üretmek istemedin ki....

    Hayatın boyunca pahalı araç, pahalı telefon ve pahalı evler istedin...

    Maalesef bu durum da değişmeyecek...

    Yazılım konusunda da değişmeyecek...

    Yazılım tüketicisi olacaksınız...

    Onlar üretecek, siz üretilen yazılım araçlarını kullanmayı öğrenmek için zaman harcayacaksınız...

    Ama hadi bir tesisin otomasyonunu yapalım dediğimde...

    Göreceksiniz ki tüm otomasyon malzemelerini onlardan alıp...

    Onların öğrenmenizi istediği yazımları kullanacaksınız...

    Ve hep onlar kazanacak...

    Çünkü bizde asla nasıl çalışır biz daha farklı nasıl yaparız kafası olmayacak...

    Bize öğretilen tanımları ezberlemeyi...

    Bize verilen bilgiyi doğru kabul edip...

    Üzerinden geçmeyi marifet sayacağız...

    Var mı ürettiği fikri koruyabilecek mevzuata yada hukuka güveni olan...

    Bir bir mağaza açar, yanına aynısından on tane dizilir hesabı...

    Yapın bir yazılım...

    Aynısından kırk kişi sıraya girecek...

    Yeni bir şey düşünme zahmeti bile duymadan...

    Her yeri dökülüyor bilimin...

    Hiç ölçü aleti almaya kalkan oldu mu?

    Çinden bir osiloskop getirteyim dedim başıma gelmeyen kalmadı...

    Nerdeyse osiloskop parası kadar da vergi ve cezayla boğuştum...

    Uyuşturucu kaçırsam daha rahat sokardım ülkeye...

    Ama bilimsel malzeme ölçüm cihazını özel tüketim sayıyor bu ülke...

    Yada şirket kur demirbaş kaydet diyor...

    Yine daha önce çok yazdım...

    Muhakeme...

    Aklını kullanmayan muhakeme edemeyen kimse hiç bir yere varamaz...

    Rekabet konusuna gelince...

    Rekabet falan yok...

    Kayırılan finanse edilen şirketler var...

    Adını zikretmeyeceğim kurumlardan destek alıp hiç bir şey çıkartmayan...

    Bir şey çıkarabilecek firmalara ise destek vermeyen enteresan yapılar var...

    Akademisyenlere danışman hoca, hakem hoca diye para verip, desteği denetlettiren saçma sapan sistemler kurulu...

    Üretmene gerek yok...

    İthal et, üzerine koy sat...

    Kimse buna bir şey demez...

    Bir şey tasarla üret bak başına gelmeyen kalmaz...

    Bu ülkede otomobillerin tüm parçaları üretilir...

    Ama yerli bir otomobil yapmaya kalk başına gelmeyen kalmaz...

    Denemesi bedava...

    Patates üretemeyen ülkenin bilim üretme ihtimali var diyorsanız ben bir şey demiyorum...

    Sonuç olarak...

    Bilimde gelişme istiyorsanız...

    Bu güne kadar ne yapıldı ise tersini yapın bir ihtimal belki bir şeyler düzelebilir...
     
  15. note Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    20 Nisan 2017
    Mesaj:
    3,716
    Alınan Beğeniler:
    6,798

    Özel Mesaj
    Sn Semtex cidden fena dolmuşsunuz...

    Yazıyorsunuz ama keşke idrak edebilen olsa. Boş duvara konuşsanız aynı etkiyi gösterirdi emin olun.
     
  16. note Atıldı

    • Guest
    Katılım:
    20 Nisan 2017
    Mesaj:
    3,716
    Alınan Beğeniler:
    6,798

    Özel Mesaj
    İnanmak zaten başarının yarısıydı. Ama kalan yarısı sıkıntı işte
     
  17. izoquantum Guest

    • Guest
    Katılım:
    15 Eylül 2017
    Mesaj:
    78
    Alınan Beğeniler:
    199

    Özel Mesaj
    Ülkenin en iyi özeti olmuş. note’ nin dediği gibi boş duvara söyleseniz aynı etki olur.

    E şimdi ne olacak bu nasıl değişecek. Her yerde 2023, 2023. Ne 2023? Ne yapacaksın 2023’te? Bu öyle geri sayımla yapılacak bir şey değil. Başlamak için en doğru zaman yarın değil, öbür gün değil, hatta bugün bile değil. Tam olarak şimdi. Peki soruyorum bu kader nasıl değişecek? Bunu ülke mi yapacak yoksa Elon Musk gibi adamlar çıkıp tek başına mı halledecek?
     
  18. dragov Guest

    • Guest
    Katılım:
    10 Ocak 2017
    Mesaj:
    568
    Alınan Beğeniler:
    1,351

    Özel Mesaj
    Konuya şimdi dahil olabildim. Sn.Semtex in dedikleri noktasına, virgülüne kadar doğru gerçekten.
    Aslında hepsinin temel nedeni, tembel olmamız. Türkler çalışkandır diyen insan, çalışkan millet görmemiştir.
    Mesai saatiyle çalışkanlık ölçüyorlarsa bilemem tabii :) bizde haftalık mesai saatleri 40-50 saat, Japonya ve bilimum Avrupa ülkelerinde 30-35 saat.
    Ama aradaki gelişmişlik düzeyi ve üretim kapasitesine bakarsak kimin daha çalışkan olduğu belli bence :).

    Japonya örneği verilmiş. Ben de buna Çin örneğini verebilirim. Bundan 10 yıl önce "mühendisi 300-400 dolar" alıyor diye dalga geçtiğimiz ülke,
    günümüz akıllı telefonların hepsinin üretim yeri haline geldi. Dolayısıyla küçümsediğimiz o miktarla, o insanlar en ucuz haliyle teknolojiye ulaşıyor.
    Kazanılan miktara değil, alım gücüne bakılır (Makro ekonomi 101 dersi).

    Peki biz n'apıyoruz. Devlete kapak atayım 5k maaş alayım yeter. Garanticilik düşüncesi yani. Kendimden örnek vermek gerekirse;
    İnşaat mühendisliği okuyup siber güvenlik kamplarına katılarak bu sektöre adım atarken çevremdekiler ihtimal vermiyordu.
    Geçici heves diye düşünenler de vardı eminim. Ama sonrasında bu hedefime ulaştığımda ise bunu "şans" olarak dile getirenler var.
    O insanlara çalışarak ve araştırma yaparak bu noktaya ulaştığını anlatamazsın. Çünkü; kendisi çalışmak eylemine çok uzak. Ki herkesi de kendisi gibi düşünüyor.
    Birisi elinden tutacak ya da şanslı olacaksın. Başka türlü hedefine ulaşamazsın diye düşünüyor.

    Bu kafa yapısından kurtulmadan saydığımız şeylerin hiçbiri olmaz. Psikolojide kişisel atalet dediğimiz bir kavram var.
    Zihinsel tembellik yani. Daha harekete geçmeden önce zihnimizdeki atalet den ötürü yerimizde kalıyoruz. Bu ataleti yıkmanın tek yolu ise başarı hissi.
    Tıpkı oyunlardaki "achievement" kavramı gibi. Onlara ulaştıkça başarı hissi oluyor ve oyundan keyif alıyoruz. Gerçek hayat da böyledir.

    İkinci husus ise araştırma yapmamak. Bunun canlı örneğini bu forumda görüyoruz. Adam 0V / 5V veya binary sistemde 0-1 mantığını öğrenmeden gömülü sistem nasıl hacklenir diye soruyor.
    Öğrenmesi gerekenleri söylüyorsun. Araştırma yapmadan direkt "tool" soruyor...

    Geçende ekşi sözlükte güldüğüm bir yazı okudum. Bir bilgisayar firmasının teknik desteğine mesaj atmış; "bu bilgisayardan projeksiyona görüntü alamıyorum. Kablo uyumlu değil" diye.
    Firma da gerekli cevabı vermiş "internet araştırması yaparak kablo dönüştürücüleri hakkında bilgi alabilirsiniz" diye :) tabii ilgili yazar bu durumdan pek hoşlanmamış ama destek ekibine hak verdim. Her gün çok basit sorunlarla uğraşırlarsa gerçekten teknik desteğe ihtiyacı olan kişiye yetişemezler.

    Yazılacak çok şey var tabii. Ama özetle 2 tespitim budur; zihinsel tembellik ve araştırma yapmamak. Ben dahil hepimizde var tembellik. Araştırma isteği ve becerisi bende belirli bir seviyede var. Fakat daha fazlasına ihtiyacım var.
     
  19. AYDOĞAN TÜMGENERAL

    • Forum Denetleme Gözlem Komutanı
    Katılım:
    11 Ağustos 2012
    Mesaj:
    12,308
    Alınan Beğeniler:
    59,040
    Meslek:
    Defender Ayt

    Özel Mesaj
    Öncelikle buraya yazılan her şey okunuyor boş duvar diye bir şey yok...Herkes gayet güzel seviyeli fikrini söylüyor ,konu başlığı Bilim olunca,bizim her işi yapabilecek elemanımız var ama malesef işe göre eleman almak yerine,elemana iş bulmak yolunu tercih eden bir bürokrasimiz var,torpil,hamili kart yakınımdır,vs,bu yıllardır her devirde böyle olmustur.Ne zamanki yetişmiş kalifiye elemanlar hakettikleri ,ihtiyaç duyuldukları alanlarda istihdam edilirse o zaman ortaya iş yapan elemanlarda çıkar.Tembellik malesef genlerimizde var,bıraz bananecilik,kim yaparsa yapsıncılıkta toplumsal özelliklerimizden.
     

Bu Sayfayı Paylaş